Ünlem Ajans | En İyi Yöntem
198
single,single-post,postid-198,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,smooth_scroll,

Blog

Yazan Gökçe Ozan Toptaş kategori: Blog

En İyi Yöntem

Bugün, innovasyon üzerine konuşacağız. İş dünyasında her şeyin daha iyisinin olabileceğine dair bir kaç düşünce ve bir hikaye paylaşacağım sizlerle.

Dünyadaki tüm endüstrilerde ve sektörlerde her şey için belirli bir “yapma yöntemi” var. Bu yöntem, yılların deneyimiyle oluşup, o endüstrinin temel taşlarından biri olur. Yeni gelen hiçbir şirket de bu yöntem üzerine kafa yormaz, bir işin yapılması için tek yöntemin o olduğu, o hâliyle bırakmanın en iyisi olduğunu düşünürler. Endüstri liderleri ise, çoğunlukla, “bozulmamışsa, tamir etme” fikrini benimseyip, yenilikten uzak dururlar.

Burada dikkat çekmek istediğim nokta; sonradan gelenin avantajlı olduğu. Bir endüstriye ilk olarak giren şirket, işin tüm angaryasını yüklenmesine rağmen tüm fırsatları görüp faydalanamaz. Arkadan gelen yeni bir şirket ise bu fırsatları görür, ilk şirketin çalışmalarını kullanarak ve üzerine ekleyerek ilerler. Örneğin Amazon tam olarak böyle bir firmadır. İlk çevrimiçi kitapçı olmamasına rağmen, fırsatları görmüş ve öncüllerinin çalışmalarını kendi avantajına çevirmiştir.

Etrafta dolanan “innovasyon” ve “yenilikçilik” sözlerine rağmen, henüz uzak olduğumuz bir kavram bu. İş planlarımız, çoğunlukla, bizden öncekilerinkini kopyalamaktan ibaret. İnnovasyon, bir ürünün, bir hizmetin kulağının değiştirilmesiyle, kozmetik değişikliklerle olacak bir iş değil. Tüm iş akışının iyileştirilmesi ve geliştirilmesi için düşünmek, kafa yormak ve sürekli denemeler yapmak gerekir. Örneğin bir başka endüstrideki iş akışının, kendi endüstrinize uyarlanması bir innovasyondur. Tabii bu tarz bir innovasyonun, size artı sağlayacağının garantisi yoktur. Hiçbir innovasyonun bir artı sağlayacağının garantisi yoktur, elbette. Fakat yalnızca innovasyon için çalışanlar, iyi yöntemler geliştirebilirler.

Sizinle çok sevdiğim ufak bir hikâyeyi paylaşayım: 1960’larda, Bell Laboratuvarları, yeni bir telefon üzerinde çalışıyorlardı. Bu yeni telefonun, eski tip kadranlı telefonlardan daha üstün olduğunu düşünüyorlardı. Bu dönemde insanların bu yeni tip “tuşlu” telefona daha kolay alışmaları için ne yapmaları gerektiğini, telefondaki rakam diziliminin ne şekilde olmasının daha iyi olacağı üzerine araştırma yapmaya başladılar.

Yapılan araştırmaların sonuçları da The Bell System Technical Journal’ın Temmuz 1960 sayısında yayınlandı. O dönem on sekiz farklı tuş dizilimi geliştirip ve farklı araştırma gruplarıyla insanların hangilerini daha rahat kullandıklarını araştırmaya başladılar. Bu araştırma, bir tuş diziliminin araştırmadaki tüm tuş dizilimlerinden daha üstün olduğunu ortaya çıkardı.

Bu dönemde Bell Laboratuvarları’nda çalışan mühendislerin aklına takılan bir soru vardı: Buldukları ve üstün olduğunu düşündükleri tuş dizilimi, bir başka endüstride, hesap makinelerinde kullanılan tuş diziliminin tam tersiydi. Mühendisler, o dönemin en büyük hesap makinesi üreticisi olan şirketlerin (var olduğu söylenemeyecek) AR-GE departmanlarına bir soru ilettiler: “Neden bu şekilde bir tuş dizilimi kullanıyorsunuz? Tuş dizilimiyle ilgili bir takım araştırmalar yaptınız mı? Bu araştırmaların sonuçlarını bizimle paylaşabilir misiniz?” Bu soruya tüm firmalar aynı cevabı verir: Bir araştırma mevcut değil, bu geleneksel tuş dizilimi.

Burada bir an duralım.

Bu söylenen cümlenin nasıl bir ağırlığa sahip olduğunu düşünün.

Koskoca bir endüstri, hiçbir araştırma yapmadan, sadece birileri, bir zamanlar, bir şeyi belli bir şekilde yaptığından ötürü, daha iyi ve daha rahat kullanılabilecek bir tuş takımı yerine, “geleneksel” bir tuş dizilimi kullanıyor.
Farkındaysanız, hesap makinelerinin tuş dizilimleri hâlâ telefonlara göre baş aşağıdır.
Bunun nasıl bir hata olduğunu düşünmek gerekir.

Dünyanın en büyük şirketleri bile bu tarz hatalar yapabilir. Fakat küçük şirketlerin, büyük şirketlere karşı yegane şansı, bu hataları görüp, sonradan gelenin avantajını kullanmak.

Sadece hayatta kalmak değil, büyümek ve gelişmek isteyen her şirketin temel hedefi innovasyon olmalıdır. İnnovasyonu durdurmak, çalışmalarınızı yavaşlatmak, mezarınızı kazmaya başlamaktır.

Durup, düşünün, endüstrinizde her şeyi değiştirecek ve geliştirecek bir yenilik var mı? İnnovasyon için uğraşmadan, başarılı olma şansınız var mı?

Yorum Gönder